Tedarik Zinciri Yönetimi Haber / Makale / Bilgi Kaynağı


Emisyon-Hesaplama-Değer-Zinciri-Eğitimi.png

katılımcıların Kapsam 3 emisyonlarını yalnız teknik bir hesaplama konusu olarak değil; satınalma, kategori yönetimi, tedarikçi verisi, lojistik, ürün karbon ayak izi, CAPEX–OPEX kararları, karbon önceliklendirme ve sürdürülebilir tedarikçi geliştirme süreçleriyle bağlantılı bir değer zinciri yönetimi alanı olarak kavramasını sağlamaktır. Eğitim sonunda katılımcıların; değer zinciri boyunca emisyon verisinin nasıl oluştuğunu, hangi kuruluş ve standartların hesaplama ve raporlama süreçlerine yön verdiğini, Kapsam 3 kategorilerinin şirket faaliyetleriyle nasıl ilişkilendirileceğini, tedarikçi veri setlerinin nasıl yapılandırılacağını ve şirketin karbon nötr / emisyon azaltım hedeflerine nasıl katkı sağlanabileceğini değerlendirebilmeleri hedeflenmektedir.


emisyon-hesaplama-rehberi-1200x240.jpg

Karbon yoğun sektörlerde Kapsam 1 doğrudan emisyonlar ve Kapsam 2 satın alınan enerji kaynaklı dolaylı emisyonlar hemen herkesin gündeminde. Özellikle demir-çelik, çimento, kimya, cam ve seramik gibi proses emisyonu yüksek sektörlerde bu alanlarda ilerleme sağlamak yoğun emek ve sermaye gerektiriyor. İleri üretim teknolojileri, mühendislik kabiliyeti, yatırım gücü ve uzun vadeli finansman bu dönüşümün temel koşulları arasında yer alıyor. Bir çırpıda sürdürülebilirliği özümsemiş bir şirkete dönüşmek; “sürdürülebilir çelik” ya da “yeşil çimento” ürünlerini üretmek kolay değil. Emisyon azaltım hedeflerini bir bütün olarak görmek gerekiyor. Konu yalnızca fabrika üretim süreçleri ve enerji tüketimi ile sınırlı değil. Kapsam 3, yani değer zinciri emisyonları, Kapsam 1 ve Kapsam 2 çalışmalarına alternatif değil; onlarla eş zamanlı yürütülmesi gereken tamamlayıcı ve stratejik bir yönetim alanıdır. Değer zinciri boyunca alınan satınalma, tedarik, taşıma, yatırım, bakım-onarım, hizmet alımı, ürün kullanımı ve bertaraf kararları şirketlerin karbon performansını doğrudan etkiliyor. Bu nedenle Kapsam 3 emisyonlarını yalnızca “tedarik zinciri emisyonları” olarak görmek eksik bir değerlendirme olur. Tedarik zinciri emisyonları, değer zinciri emisyonlarının önemli ve yönetilebilir bir bölümünü oluşturur. Ancak değer zinciri perspektifi daha geniştir; şirketin yukarı akış faaliyetlerini, operasyonel bağlantılarını, aşağı akış etkilerini, müşteri gerekliliklerini ve ürün yaşam döngüsünü birlikte değerlendirmeyi gerektirir.


Satınalma_Dergisi_Eylül_2025-1200x1697.jpg

Satınalma Dergisi Eylül 2025 Sayı 153 Yayında

Değerli yöneticiler,

Eylül ayı, yaz döneminin sona ermesi ve yeni öğretim yılının başlamasıyla ayrı bir önem taşıyor. Çocuklu ailelerin gündemi hem okul hem de iş yoğunluğu arasında bölünmüş durumda. Öncelikle herkes için verimli ve başarılı bir öğretim yılı diliyorum. Yaz aylarında izinler nedeniyle geniş katılımlı toplantılar yapılamazken, şimdi ekipler yeniden bir araya geliyor ve son çeyreğin hedeflerini, planlarını değerlendiriyor.

Ülkemizde İdari İşler ve Tesis Yönetimi departmanlarının yükselişine tanıklık ediyoruz.
Uzun yıllar yalnızca destek fonksiyonu olarak görülen bu alanlar, günümüzde şirketlerin operasyonel verimliliğini artıran, sürdürülebilirlik hedeflerini destekleyen ve çalışan deneyimini güçlendiren stratejik bir role evriliyor. Artık sadece maliyet kontrolü değil; aynı zamanda kurumların marka değerini yükselten, riskleri minimize eden ve iş sürekliliğini sağlayan kritik bir ortak konumundalar.

Bu dönüşüm, kurumların geleceğe daha güçlü adımlarla ilerlemesinde belirleyici bir faktör haline geliyor.
Eylül sayımızda bu stratejik değişimi, idari işler ve tesis yönetiminin kurumsal yapılardaki yükselen değerini ele alıyoruz.

Ticaret Bakanlığı Dış Ticaret Verileri

2025 yılı Ağustos ayında geçen yılın aynı ayına göre;

• İhracat, ihracat %0,9 oranında azalışla 21 milyar 795 milyon dolar,
• İthalat, ithalat %3,9 oranında azalışla 25 milyar 963 milyon dolar,
• Geçen yılın Ağustos ayı dış ticaret hacmi ile karşılaştırıldığında,, % 2,5 oranında azalarak 47 milyar 758 milyon dolar olarak gerçekleşti.

2025 yılı Ocak-Ağustos döneminde geçen yılın aynı dönemine göre;

• İhracat, % 4,3 oranında artarak 178 milyar 112 milyon dolar,
• İthalat, % 5,6 oranında artarak 238 milyar 183 milyon dolar,
• Dış ticaret hacmi, % 5,1 oranında artarak 416 milyar 295 milyon dolar olarak gerçekleşti. (ticaret.gov.tr)

Küresel İmalat PMI Yukarı Yönlü Ağustos 50.9

Geçen ay ile bir karşılaştırma yapıldığında tüm dünyada imalat PMI verilerinde hafif bir yükselmeden bahsedebiliriz.

Ağustos 2025 S&P Küresel İmalat PMI 50,9 olarak gerçekleşti.
Ülkeler bazında İmalat PMI verileri: ABD 53, Avrupa Bölgesi 50.7,
Japonya 49.7 Almanya 49.8, Fransa 50.4 ve Çin 50.5 oldu.

İstanbul Sanayi Odası PMI verisi ise 47.3’e yükseldi.

Konteyner Yük Endeksleri

Küresel Konteyner Yük Endeksi % 6’lık artış ile 2003.6 Dolara yükselirken, FBX 13 Çin/Uzakdoğu-Akdeniz Güzergâh Endeksi % 3’lük düşüşle 2.946 dolara geriledi.

Drewry Konteyner Yük Endeksi Eylül 2025 ilk hafta itibariyle % 1 düşüşle 40ft konteyner başına 2.104 dolara geriledi. Şangay-Roterdam 2.385 Dolar, Şangay-Los Angeles % 8 artarak 2.522 Dolara geldi.

Şirketler için Eğitim Programları

Şirketlerin ihtiyaçlarına özel tasarladığımız eğitim programlarımızla hem güncel iş dünyası trendlerine hem de geleceğin yetkinliklerine odaklanıyoruz.

Dijital Üyelik ile satınalma ekibinizi geliştirin.

Şirket olarak dergi arşivine (153 sayı), e-kitap, sektör raporları ve gelecek bir yıl boyunca 12 sayıya erişim sağlayın. Şirket ve kişisel dijital abonelik seçeneklerini incelemek için https://satinalmadergisi.com/dijital-islem-merkezi/ sayfamızıı ziyaret edebilirsiniz.

Katkı veren tüm yazarlarımıza teşekkür ederim.

Keyifli okumalar, Prof. Dr. Murat ERDAL

Satınalma_Dergisi_Eylül_2025

 

 

Anahtar Sözcükler:

Sürdürülebilir tedarikçi, Sürdürülebilirlik, satın alma, çevre, sustainability, supply, procurement, tedarik zinciri, tedarik, ISO 20400, ISO 45001, Standart, Sürdürülebilir Tedarik Standardı, Sustainable Procurement, Purchasing, Murat Erdal, satınalma, strateji, yeşil, kaynak, ISO 26000, ISO 14064, danışmanlık, proje, eğitim, Ecovadis, etik, sürdürülebilir satınalma, sustainable procurement, Eğitim,

 


Sürdürülebilir-Satınalma-Yönetimi.jpg

- Satınalma analitiği hangi çerçevede yürütülmektedir? - Sürdürülebilir satınalma hedefleri neler? - Sürdürülebilir satınalma performans göstergeleri nelerdir? Yıllar içerisinde nasıl bir iyileşme sağlandı? Geçmişe dönük kayıtlar nelerdir? - Satınalma departmanının organizasyonu ve çalışanların yetkinlikleri nelerdir? - Satınalma, Kalite ve Üretim departmanlarına yönelik Sürdürülebilir tedarik zinciri ve yeşil satınalma eğitimleri verilmiş mi? - Satınalma çalışan başına eğitim gün (saat) rakamı nedir? - Tedarikçilerin sahip olması gereken belge ve sertifikaların örneğin; ISO14001 Çevre Yönetim Sistemi, ISO 45001 İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetim Sistemi, ISO 20400 Sürdürülebilir Tedarik Standardı, ISO 26000 Sosyal Sorumluluk Standardı vd. dağlım yüzdeleri nelerdir? - Tedarikçi firmaların çevresel ve sosyal uygunluklarını ne çerçevede takip ediyorsunuz? - Tedarikçi geri bildirim makanizmalarının verimliliği nasıl takip ediliyor? - Tedarikçi uygunsuzlukları, uyuşmazlıklar ve tedarikçi ihlalleri gibi durumlarda düzeltici önleyici eylem planları nasıl işliyor? -  Saha denetim sıklığı nedir? Saha denetim kriterlerini ne sıklıkla güncelliyorsunuz? - Tedarikçi devir hızı, yurtiçi, uluslararası firmalar, tedarikçi profilleri (kadın girişimciler gibi) farklı alanlarda takip ettiğiniz KPI’lar nelerdir? - Sürdürülebilirlik raporlamalarınızda satınalma ve tedarik zinciri yönetimi konularına ne ölçüde yer veriyorsunuz?


Sürdürülebilir-Tedarikçi-Geliştirme-Proje-Danışmanlığı-1200x240.jpg

Sürdürülebilir Tedarikçi Geliştirme ve Tedarik Zinciri Yönetim Danışmanlığı Sürdürülebilir Tedarik Stratejisine Neden İhtiyaç Duyuyoruz? Prof. Dr. Murat ERDAL- Şirketlerimize Sürdürülebilir Tedarikçi Geliştirme alanında danışmanlık hizmeti veriyoruz. Sürdürülebilir tedarik bakış açısında satınalma operasyonu ürün ve hizmet alımının çok ötesine geçti. Tüm dünyada şirketler, iş ilişkilerini; çevre, sosyal ve yönetişim (ESG) perspektifi ile birlikte değerlendiriyor. Tedarikçi ESG programları işin hayati parçası haline geldi. Paydaş firmanın sürdürüle


Tedarik_Zinciri_Yuksek_Lisans_2022_Haziran-1200x1697.jpg

6-17 HAZİRAN 2022 – “YÜKSEK LİSANS YÜKSEK HEDEFLER”

TEDARİK ZİNCİRİ YÖNETİMİ YÜKSEK LİSANS PROGRAMI HAZİRAN DÖNEMİ BAŞVURU TARİHLERİ

Program Koordinatörü Prof. Dr. Murat ERDAL merdal@istanbul.edu.tr

İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ ( BEYAZIT / FATİH ) WEB SİTESİNDE

https://sosyalbilimler.istanbul.edu.tr/tr/_ YER ALAN BAŞVURU KILAVUZU VE EKLERİNİ İNDİRİNİZ. DİKKATLE İNCELEYİNİZ.

Program Ücreti 6.750 TL x 2 Dönem idi.

GÜZ DÖNEMİ DERSLERİ

  • LOJİSTİK YÖNETİMİ
  • TEDARİK ZİNCİRİNDE PERFORMANS YÖNETİMİ
  • TEDARİK ZİNCİRİ YÖNETİMİNDE MODELLEME
  • PAZARLAMA YÖNETİMİ
  • MALİYET YÖNETİMİ
  • SÖZLEŞME HUKUKU
  • BİLİMSEL ARAŞTIRMA YÖNTEMLERİVE YAYIN ETİĞİ
  • DIŞ TİCARETTE İNGİLİZCE İLETİŞİM TEKNİKLERİ
  • PROJE YÖNETİMİ
  • TEDARİK ZİNCİRİ YÖNETİMİNDE BİLGİ TEKNOLOJİLERİ
  • İÇ KONTROL VE RİSK YÖNETİMİ

BAHAR DÖNEMİ DERSLERİ

  • SATINALMA VE TEDARİK ZİNCİRİ YÖNETİMİ İLKELERİ
  • TEDARİK ZİNCİRİ STRATEJİLERİ
  • BÜTÇELEME VE NAKİT YÖNETİMİ
  • KÜRESEL PAZARLAMA
  • VERİ ANALİZİ VE KANTİTATİF KARAR ALMA TEKNİKLERİ
  • PERAKENDE YÖNETİMİ
  • DIŞ TİCARETTE İNGİLİZCE İLETİŞİM UYGULAMALARI
  • MÜZAKERE TEKNİKLERİ


Satin-Alma-Dergisi-Mayis-2022.jpeg

Satınalma Dergisi 10. Yıl Sayı:113 Mayıs 2022 yayında.

Değerli yöneticiler,

Tedarik zincirleri ve satınalma operasyonlarında karşı karşıya kalınan çok sayıda belirsizlik ve risk faktörü yerleşik uygulamaları dönüştürüyor. İş hayatında yeni düşünme tarzları ve yeni anlayış zorunlu hale geliyor.

Dünyada birçok otorite pandemi ve sonrasında yaşanan dönemi değerlendirirken;

  • Stratejik değil taktiksel hamleler
  • Uzun vadeli değil kısa vadeli hareket
  • Eklemlenme ve iş birliği değil ticaret
  • Hücum değil savunma oynamak
  • Proaktif değil reaktif yaklaşıma dikkat çekiyor. Türkiye özelinde rahatlıkla diyebiliriz ki, zaten biz hep bu şekilde çalışıyorduk pek değişen bir şey yok 

Pandemi, ekonomik ve fiili savaşlar (Ukrayna-Rusya) rekabet etmeyi ve ayakta kalmayı güçleştiriyor.

  • İklim krizi, yeşil mutabakat ve sürdürülebilirlik çalışmaları tüm dünyada

“yeşil düşünceye” odaklanmanın kaçınılmaz olduğunu gösteriyor. Tasarımdan tedarikçi araştırmasına, lojistikten müşteri ilişkilerine kadar her noktada döngüsel ekonominin gerekli karşımıza çıkıyor. Zorunluluk haline geliyor.

  • Yine bölge coğrafyasında artan göç hareketleri ve mülteci sorunları ülkelerin demografik yapılarını derinden sarsıyor. Kayıt dışı çalışma düzenini tetikliyor. Sosyo kültürel yapı başta olmak üzere ekonomiyi derinden etkiliyor.

Dünya ve ülkenin içerisinde olduğu koşullar açısından bütünsel olarak baktığımızda tüm bu yeni dalga farklı bir duruma işaret ediyor.

İşletmelerimizin rekabet avantajlarını yükseltmede,

donanımlı kadroları kurma, güçlendirme ve koruma mecburiyetleri var. Geleceğin iş dünyasını yorumlayabilen, analitik düşünen, hedefler ve metrikler üzerinde duran ve her şeyden önemlisi meydan okumayı seven lider özellikte insanlara ihtiyaç var.

Tek bir kişi ile de sınırlı değil, tüm ekiplerin bu şekilde dizayn edilmesi şart.

Yaşanmakta olan bu dönem, “bekleyelim – bi görelim – değerlendirelim” gibi bir dönem değil.

Şirket olarak ya ilerleyeceğiz ya da geriye gideceğiz. Bunun ortası yok.

Şirket dergi üyeliği ile kurumunuzun yetkinliklerini yükseltin

 

Şirket olarak tüm dergi arşivine (112 sayı), mesleki raporlarına ve bir yıl boyunca 12 sayıya erişim sağlayın. Dijital dergi aboneliği için https://satinalmadergisi.com/dijital-islem-merkezi/ sayfasını ziyaret edebilirsiniz.

Müzakere Teknikleri ve Pazarlık Becerileri 2. Baskı

Genişletilmiş 2. baskı Müzakere Teknikleri ve Pazarlık Becerileri kitabımız Haziran 2022 sayımızla birlikte ücretsiz.

Değerli yazıları ile katkı veren tüm yazarlarımıza teşekkür ederim.
Önerilerinizi editor@satinalmadergisi.com a yazmaktan çekinmeyin.
Keyifli okumalar,

Prof. Dr. Murat Erdal
Editör


Tedarik_zinciri_iftar-1200x900.jpg

İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Tedarik Zinciri Yönetimi Yüksek Lisans Program öğrencileri iftarda bir araya geldi. 12 Nisan 2022 Salı günü Beyazıt Kampüsü içerisinde yer alan tarihi Profesörler Evi’ndeki iftar etkinliğinde öğretim üyeleri ve sektör yöneticileri buluştu.

Bir sonraki etkinlik Kahvaltı Organizasyonu – İ.Ü. Baltalimanı Tesisleri.

 

 


Murat-Erdal-is-ve-strateji.jpg

Küresel Tedarik Zinciri Atmosferi

Prof. Dr. Murat Erdal
İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü
Tedarik Zinciri Yönetimi Yüksek Lisans Program Başkanı

Her geçen gün, dünyada yaşanmakta olan problemlere bir yenisinin eklendiğini ve işlerin giderek zorlaştığını “Tedarik Zincirinin Amacı Ne?” başlıklı yazımda vurgulamıştım. Pandemi sıkıntıları ve yeni normal çalışma koşulları ile geçen zaman içerisinde gündeme Rusya-Ukrayna savaşı eklendi. Karşılıklı yaptırımlar ve yeni ekonomik kararların rotasında tedarik zinciri sorunlarının büyüdüğünü gözlemlemekteyiz. Bu yazımda genel hatları ile küresel tedarik zinciri atmosferini değerlendireceğim.

Stratejiler, Stratejilerle Rekabet Eder

Tüm dünyada ve ülkemizde makro düzeydeki risklerin arttığı ve yıkıcı etkilerinin doğrudan görüldüğü bir süreçteyiz. Uluslararası arenada alınan kararlar ve onların yansıması olan hareketler, ekonominin gelişim yönünde fazlasıyla belirleyici. Ülkeler arası rekabet ve karşılıklı yaptırım kararları, sanayi ve ticaret hayatında olumsuz etkileri büyütüyor.  Ülkeler tüm finansal kaynakları ile sektör ve firmaların rekabet güçlerini koruma ve mümkünse rekabet gücünü artırma yolunda yeni adımlar atıyorlar. Kredi ve teşvik paketlerinin kapsamı genişletiliyor. Korumacı tedbirler devreye giriyor.

            Tedarik zincirlerini tanımlarken “şirketler arası rekabet artık geride kaldı zincirler arası rekabet var”şeklinde ifade edilen durum, dönüşüm gösteriyor. Tedarik zincirlerinin doğal yapısı içerisinde çok sayıda ülkeden üretici (tedarikçi) ile çalışmak, farklı coğrafyalarda tesisler kurmak, faaliyet göstermek ve küresel müşterilere erişim var. Böylesine çeşitlilik arz eden paydaşlardan kurulu bir ekosistemin dünyayı ilgilendiren makro gelişmelerden etkilenmemesi mümkün değil.

Oluşan yeni durumla birlikte uluslararası ilişkiler, küresel zincir üyelerinin seçimi ve zincirler arasındaki rekabette fazlasıyla belirleyici oluyor. Ticari bloklar ve ülke yönetimleri, yürürlüğe soktukları endüstri kararları çerçevesinde sektörel ilişkileri değiştiriyor.

 

Ticaretle ilgili alım-satım ve küresel pazar danışmanlık taleplerinizi http://satinalmadergisi.com/ticaritalep/ sayfasından iletebilirsiniz.

Uluslararası İlişkiler Tedarik Zincirlerini Derinden Etkiliyor

Ülkeler arası rekabet sert bir yapılanma içerisinde ve bu yapılanma tedarik zincirlerinin tasarımı ve yönetimine etki ediyor. Dünya coğrafyası içerisinde ülke, sektör ve firmaların operasyonları farklı farklı zeminlerde ilerliyor. Bir ülkede temel girdilerden son derece sınırlı düzeyde etkilenen sektör ve firmalar varken, bir diğer ülkede derinden etkilenmeler olabiliyor. Firmalar batabiliyor.

Hammadde piyasasında yer alan emtialar fazlasıyla mercek altında. Avrupa Birliği, Rusya’dan yüksek miktarda aldığı doğal gaz, petrol, tahıl vd. ürünlere alternatifler arıyor. Rusya cevap vermede gecikmiyor. Farklı düzeylerde etkileri olabilecek kararları devreye alıyor.

Türkiye’nin, gelişmiş olan AB, ABD ve Uzakdoğu ekonomileri ile dinamikleri ve büyüklükleri bir değil. Her ülkenin kendine özgü güçlü ve zayıf tarafları var. Ekonomik açmazlar ve sıkıntılar farklı. Örneğin, AB’de savaşla birlikte tetiklenen ekonomi, enerji, güvenlik, çevre ve göç problemleri başka seviyelerde ele alınıyor. Karadeniz Bölgesi, Kafkaslar, Orta Asya için yeni ulaştırma koridorları inceleniyor.

Türkiye ekonomisinin büyümesi ve gelişiminde ihracat son derece stratejik bir konu. İhracat kalemleri içerisinde ise yurtdışından temin edilen hammadde önemli. Rusya yaptırımlarının doğrudan ve dolaylı etkilerini her ülke kendi içerisinde değerlendirmektedir.

Temel girdilerde yaşanan fiyat artışları, sanayi üretiminin ve tüketimin doğasını alt üst etmekte. Yeni durumdan hammadde piyasalarına yön verenler ve hammadde ihracatı yapan ülkeler elbette avantaj elde edebilir. Ticaret hacmini geliştirip yeni pazarlar da bulabilirler. Fakat Türkiye’nin durumu, hayli farklı ve hayli özel.

Türkiye Dinamikleri

Ülke ekonomimizde ithalat ve ihracat arasındaki fark, ödemeler dengesindeki açık, artan dış borç yükü, sürekli nakit ihtiyacını gündemde tutmaktadır. Ekonomik istikrarı sağlama, enflasyonla mücadele ve döviz kurunu belirli aralıkta tutabilmek zorlaşmaktadır. Rusya ile süregelen ticari gelişimde ithal edilen doğal gaz, petrol, buğday, yağ vd. kalemler, yurtiçi tüketim içerisinde önemli bir yer tutmaktadır. Diğer taraftan Rusya’ya yapılan ihracat ve turizm gelirleri yadsınamaz bir büyüklüktedir. Büyüyen ticaret hacmini sıkıntıya sokabilecek kararlar, gelişen ilişkileri geriye götürmekle birlikte yeni tehlikeleri tetikleyecektir.

İşletmelerin temel girdi kalemlerindeki fiyatlarının sürekli yükselmesi, operasyonel faaliyetleri güçleştirmektedir. Sanayimizin ihtiyacı olan doğal gaz, petrol vd. alanlardaki hammadde gereksinimleri ortadadır.

Bu nedenle Türkiye’nin ekonomik oyun planı, diğer tüm ülkelerden farklı olmak zorundadır. Dış ticaret toplamı içerisinde ithalat ve ihracat yapılan ülkelerin payları ve sektörel dağılımları dikkatle değerlendirilmelidir.

Makro Risklerden Tedarik Zinciri Risklerine

Ekonomik savaşla birlikte gelişen finansal yaptırımlar, hammadde piyasa dalgalanmaları, pazar engellemeleri, kotalar, yasaklar, vergiler, taşımacılık problemleri (hava sahasının uçuşlara kapatılması gibi) tedarik zincirlerine doğrudan tesir etmektedir.

Pandemi, Rusya-Ukrayna savaşı ve sonrasındaki uluslararası düzeyde gelişen yaptırım genişlemesi gibi durumlar tedarik zinciri ekosistemleri için fevkalade önemli risklerdir. Girişimcilerin ve üst düzey yöneticilerin, bu tür geçmişte hiç karşılaşılmamış dış çevre risklerini öngörebilmesi ve önlem alabilmesi pek mümkün görünmemektedir. Makro etkileri son derece yıkıcı olan dış çevre risklerinin ortaya çıkışından başlayarak izlenmesi, değerlendirilmesi ve en uygun stratejilerinin oluşturulması için yeni bir bakış açısına ihtiyaç vardır.

Yeni Riskler, Yeni Liderler, Yeni Organizasyon Yapıları

Ülke yönetimlerinin aldığı kararların sanayi ve ticaretteki etkisi farklı olmaktadır.
Tedarik zinciri yapılandırma ve yönetiminde paydaşlar arasında uyum ve entegrasyon zorlukları bilinmektedir. Uluslararası pazarda yeni tedarik kaynakları bulma, yeni tedarikçilerle anlaşma, operasyon yönetimi ve sürdürülebilirlik çalışmalarının yürütülmesi zaman almaktadır. Tedarikçi, pazar ve müşteri geçişleri kağıt üzerinde de sahada da kolay değildir. Bu süreçte şirketler, ağır yükler ve risklerle karşı karşıya kalmaktadır.

Tedarik zinciri riskleri, işletme risk yönetim çatısı altında stratejik bir yerdedir. Ürün, bilgi ve para akışlarının tam merkezi tedarik zinciri operasyonlarıdır.  Doğru iş stratejisinin başarısı mevcut kaynaklarla varılmak istenen hedeflere ulaşabilmektir. Tüm hazırlıklar ve planlamalar iş stratejisi ile koordineli gelişmektedir. Kısa, orta ve uzun vadeli planlar ve bu planların güncel gelişmeler çerçevesinde revizyonu işin gereğidir. Esneklik ve gerek görülen noktalarda ayarlamalar her zaman yapılır. Sene başında yapılan plan ve uygulamalar sene sonu gelmeden kapsamlı değişikliklere uğruyorsa, bu noktada anlayış değişikliklerine de gitmek gerekecektir. Bu durum, ekonomisi sıkıntılı ülkeler için daha fazla ve derinden hissedilse de tüm dünyada benzerlikler görülmektedir.

Olağanüstü olaylar ve makro riskler iş hayatının içinde kabul edilmeli. Görülme sıklıkları son beş sene içinde artması, bunu doğal hale getirme eğiliminde. İşletmelerin ayakta kalabilmesi ise bunları nasıl görmesi ve nasıl çözümleyeceği ile ilgilidir. Problemleri hızla doğru yorumlayan ve etkin pozisyon üretenler, rekabette önde olacaklar.

Görünen o ki, eski işletme yapıları ve iş alışkanlıkları yeni küresel rekabet yapısına uygun değil. Topyekün yönetim anlayış değişikliğine ihtiyaç var.  Daima tetikte olup en kötü senaryoya göre hareket etme mecburiyeti oluştu. Yeni organizasyon yapıları, yeni liderlik tipi ve yeni yönetici profilleri şart.

Tedarik Zinciri Paydaşları Arasındaki İlişkiler Yeniden Tanımlanıyor

            Küresel tedarik zinciri atmosferi son beş senede köklü değişime uğradı. Çoklu belirsizlik ve risklerin nasıl yönetilmesi gerektiği tüm şirketlerin gündeme girdi. Bununla birlikte tedarik zinciri ekosistemlerinde yer alan darboğaz ve problemlerin çözümlenmesine yönelik altyapılar tam olarak sağlanamadı.

Gelişimi kısaca özetlemek gerekirse, sadece büyük işletmeler değil KOBİ’ler de yarının dünyasını anlama gayretinde. Her organizasyon ERP, SCM, AI, Blockchain, WMS yazılımları ile daha fazla ilgileniyor. Tedarik zinciri analitiği ve performans değerleme önem kazanıyor. Uçtan uca bütünsel entegrasyon adına tüm paydaşlar çalışma yürütüyor. Takip ve izlenebilirlik açısından adımlar atılıyor. Sürdürülebilirlik ve tedarik zincirlerinin çevre ilişkisi, fazlası ile sorgulanıyor.

Diğer taraftan tedarik zinciri koordinasyonu zorluklarla dolu ve her geçen gün zorlaşıyor. Şirketler daha fazla teknoloji yatırımı yapmasına rağmen yeni problem alanları doğuyor.

            Günümüzün e-iş ve omni kanal operasyon yapısı içerisinde tedarik zinciri yöneticileri, spesifik bilgilere ihtiyaçlarını daha fazla dile getiriyor. Değişen tüketici tercihleri, talep tahminleri, gerçek satış rakamları, stok miktarları, ileri ve ters yönlü akışlarla ilgili tam zamanlı bilgi talep ediliyor.

            Ekonomik belirsizlik ve risklerle dolu bir iş ortamında yöneticiler hangi koşullara ne ölçüde uyum sağlayabileceklerini bilemiyor. Temel sıkıntılar şu şekilde dile getiriliyor: “Rekabette ve pazarda tam olarak ne oluyor ? Hangi göstergeleri takip edelim? Neye ve nasıl adapte olalım ? Önümüzde zorlu bir yol var. Biliyoruz fakat hedefimiz her ay çok çabuk değişebiliyor. Sene başındaki öngörüler, hedefler ve iş planı kısa sürede ortadan kalkma tehlikesi altında. Ne hedefledik ? Nereye vardık ? Herşey bir muamma.”

Tedarik Zinciri Ekosisteminde Güven

Her ülke ve pazar yapısı, gücü oranında tedarik zinciri farklılıkları gösterir. İstikrarlı ekonomi, kuvvetli iç pazar yapısı ve sağlam paydaşlarla donanmış ekosistemlerin odağı, rekabet avantajını yükseltmede daha fazla teknoloji kullanımı ve inovasyon olmaktadır.

Bununla birlikte çoklu belirsizlik ve makro risklerin güçlü olduğu coğrafyalarda yer alan tedarik zincirlerinde çeviklik, esneklik ve pazara hızlı cevap verebilme yeteneklerinden bahsetmek iyimserlik olacaktır. Bu özelliklere sahip tedarik zinciri yapılarında bir çok konu kendini göstermektedir:

  • Tedarik zincircileri üyeleri arasındaki ticari ilişki ve roller yeniden tanımlanmaktadır.
  • Uzun dönemli güvene dayalı iş yapma biçimleri evrilmektedir.
  • Ekosistemde yer alan alıcı ve satıcıların öncelikleri farklılaşmaktadır.
  • İş stratejilerinde belirgin değişim gözlemlenmektedir.
  • “Birlikte ticareti büyütelim” anlayışı bir çok sektörde sınıfta kalmıştır.
  • Küresel emtia yönetim ekiplerine (commodity management team) ilgi artmaktadır.
  • Talep dalgalanma ve kırılganlıkları fazlalaşmaktadır.
  • Üretim – yatırım kararları gözden geçirilmektedir.
  • Paydaşlar arasında kontrat problemleri yaşanmaktadır.
  • Artan taşıma maliyetleri, liman sıkışıklıkları, konteyner navlun dalgalanmaları, termin sapması lojistik tabanlı çok sayıda problemi tetiklemektedir.
  • Ödeme biçimleri, sipariş miktarları ve teslim tarihleri arasında sıkıntılar bulunmaktadır.
  • İş yaşamının artan gerilimi ile ticaret ekipleri arasında iletişim hataları yaşanmaktadır.

 Gelecek yazımdan başlayarak tedarik zinciri ekosisteminde yer alan pek çok konuyu etraflıca değerlendirmeye devam edeceğim.

 

 


Değer Zinciri ve Emisyon Hesaplama Eğitimi

Eğitim Amacı:

“Değer Zinciri ve Kapsam 3 Emisyon Hesaplamaları Eğitimi”, şirketlerin sürdürülebilirlik, karbon yönetimi ve raporlama gerekliliklerini değer zinciri perspektifiyle ele almasını amaçlamaktadır. Eğitimde; iklim ve emisyon yönetiminde öne çıkan kuruluşlar, standartlar, müşteri beklentileri, sürdürülebilir raporlama çerçeveleri, sözleşme kontrol noktaları ve Kapsam 3 emisyonlarının temel yapısı bütünleşik biçimde incelenmektedir.

Programın temel amacı, katılımcıların Kapsam 3 emisyonlarını yalnız teknik bir hesaplama konusu olarak değil; satınalma, kategori yönetimi, tedarikçi verisi, lojistik, ürün karbon ayak izi, CAPEX–OPEX kararları, karbon önceliklendirme ve sürdürülebilir tedarikçi geliştirme süreçleriyle bağlantılı bir değer zinciri yönetimi alanı olarak kavramasını sağlamaktır.

Eğitim sonunda katılımcıların; değer zinciri boyunca emisyon verisinin nasıl oluştuğunu, hangi kuruluş ve standartların hesaplama ve raporlama süreçlerine yön verdiğini, Kapsam 3 kategorilerinin şirket faaliyetleriyle nasıl ilişkilendirileceğini, tedarikçi veri setlerinin nasıl yapılandırılacağını ve şirketin karbon nötr / emisyon azaltım hedeflerine nasıl katkı sağlanabileceğini değerlendirebilmeleri hedeflenmektedir.

Opsiyonel danışmanlık programı ile eğitimde aktarılan çerçevenin şirkete özel Kapsam 3 yol haritası, sürdürülebilir tedarikçi programı, satınalma dönüşümü ve sürdürülebilirlik komitesiyle eşgüdüm içinde uygulamaya taşınması amaçlanmaktadır.

Hedef Katılımcılar

Bu eğitim; sürdürülebilirlik komite üyeleri ve tedarik zinciri ekipleri başta olmak üzere, Kapsam 3 emisyon verisinin toplanması, doğrulanması, raporlanması ve karar süreçlerine taşınmasında rol alan yöneticiler ve uzmanlar için tasarlanmıştır.

  1. Gün: Değer Zinciri ve Emisyon Hesaplama Mimarisi
  • Değer Zinciri Boyunca ESG
  • İklim ve Emisyon Yönetiminde Ana Kuruluşlar ve Referanslar
  • Emisyon Hesaplama Standartları: ISO 14064, ISO 14067, LCA, EPD ve PCF
  • Müşteri Gereklilikleri ve Sürdürülebilir Raporlama Standartları
  • Karbon Saydamlık Projesi ve TSRS 1–2 Çerçevesi
  • Değer Zincirinde Paydaşlar, Şartnameler ve Sözleşme Kontrol Noktaları
  • Kapsam 3 Emisyonlarının Temel Çerçevesi
  1. Gün: Kapsam 3 Hesaplamaları ve Değer Zinciri Dönüşümü
  • Sürdürülebilir Tedarik Stratejisinin Belirlenmesi
  • Kapsam 3 Emisyon Kategorileri ve Değer Zinciri Haritalama
  • Kapsam 3 Hesaplama Yöntemleri
  • Kategori Satınalma ve Harcama Analizleri
  • CAPEX–OPEX ve Karbon Önceliklendirme
  • LCA, Sistem Sınırı ve Faaliyet Verisi Yönetimi
  • Ürün Karbon Ayak İzi, EPD ve Değer Zinciri Verisi
  • Upstream Emissions – Yukarı Yönlü Emisyon Hesaplamaları
  • Downstream Emissions – Aşağı Yönlü Emisyon Hesaplamaları
  • Tedarikçi Sürdürülebilirlik Veri Setleri ve Doğrulama
  • Sürdürülebilir Tedarikçi Geliştirme ve Puanlama
  • Şirket Karbon Nötr ve Emisyon Azaltım Hedeflerine Katkı

Opsiyonel Danışmanlık Programı

Şirkete Özel Kapsam 3 Yol Haritası ve Sürdürülebilir Tedarikçi Programı

  • Süre: 3 Ay
  • Odak: Satınalma Dönüşümü ve Sürdürülebilirlik Komitesi ile Eşgüdüm

Opsiyonel danışmanlık programı, eğitim sonrasında şirketin kendi değer zinciri, satınalma kategorileri, tedarikçi yapısı ve veri altyapısı üzerinden uygulanabilir bir Kapsam 3 yol haritası oluşturmasını hedefler. Program kapsamında satınalma süreçleri, tedarikçi veri talepleri, kategori önceliklendirmesi, sözleşme kontrol noktaları ve sürdürülebilir tedarikçi geliştirme yaklaşımı şirket özelinde ele alınır.

Eğitim Bilgileri

Eğitim süresi 2 gün
Saat aralığı 10:00 – 16:00
Eğitmen Prof. Dr. Murat ERDAL
İletişim muraterdal.com | merdal@istanbul.edu.tr

This will close in 20 seconds