Tedarik Zinciri Yönetimi Haber / Makale / Bilgi Kaynağı


Satınalma-Teklifleri-Sümen-Altı-Edilirse-Ne-Olur-1200x1200.jpg

Promosyon ürün alımları çoğu zaman endirekt satınalma kararları olarak değerlendirilir. Şirketin ana ürün ya da hizmet kalitesini doğrudan belirlemez; ancak marka algısı, kurumsal temsil gücü ve müşteri temas kalitesi üzerinde etkili olur. İhtiyacın doğru belirlenmesi, uygun malzeme çeşitliliğinin seçilmesi ve miktarların gerçekçi planlanması önemlidir. Özellikle satış ekipleri sahada şirketlerini temsil ederken ajanda, kalem, bloknot ve benzeri promosyon ürünlerini de yanlarında taşırlar. Bu ürünlerin kalite seviyesi, aynı zamanda şirketin imajını da sahaya taşır. Kurumsal kimliği yansıtan, şirketin sektördeki konumunu destekleyen malzemelerin tercih edilmesi gerekir. Bu nedenle promosyon malzeme alımlarında satınalma ve pazarlama birimlerinin uyum içinde çalışması son derece doğaldır. Diğer taraftan, satınalma sürecinin şeffaf, kayıtlı ve denetlenebilir şekilde yürütülmesi gerekir. Aksi takdirde çok görünür olan bu malzemeler üzerinden kurum içinde yorumlar, şüpheler ve dedikodular kolaylıkla oluşabilir.


Satınalma-Operasyonlarında-Çıkar-Çatışması-Conflict-of-interest-1200x1200.jpg

Çıkar çatışması, “bir kişinin görevi kapsamında yaptığı işlemlerden veya aldığı kararlardan kişisel fayda sağlama konumunda bulunduğu durum olarak tanımlanabilir”[1]. Çıkar çatışmaları bağımsızlığı zedeler ve taraflı karar alma riskini doğurur. Yaygın çıkar çatışması örneklerinden biri, ilişkili taraflarile iş yapılmasıdır; çünkü bu durum çoğu zaman kayırmacılık sonucuna yol açar[2]. Çıkar çatışması, şirketlerde yalnızca çalışan davranışları veya insan kaynakları politikaları kapsamında ele alınmaz. Aynı zamanda operasyon yönetimi, satınalma süreçleri ve tedarikçi ilişkileri açısından da düzenlenmesi gereken kritik bir yönetişim konusudur.


Sürdürülebilir Tedarik Zinciri ve Sorumlu Satınalma Eğitimi

Prof. Dr. Murat ERDAL - merdal@istanbul.edu.tr
Eğitim Amacı

Tedarik zincirleri artık yalnızca maliyet, kalite ve teslimat performansıyla yönetilmemektedir. Şirketlerden çevresel etkilerini, sosyal sorumluluklarını, etik uygulamalarını ve tedarikçi ilişkilerinden kaynaklanan riskleri bütüncül biçimde yönetmeleri beklenmektedir. CSDDD – Corporate Sustainability Due Diligence Directive (Kurumsal Sürdürülebilirlik Özen Yükümlülüğü Direktifi) de bu beklentileri şirketlerin yönetim sistemleri ve değer zinciri uygulamaları açısından daha somut hale getirmektedir.

Bu eğitim, sürdürülebilir tedarik zinciri yönetimi ile sorumlu satınalma yaklaşımını birlikte ele almaktadır. Değer zinciri, satınalma kategorileri, tedarikçi seçimi, tedarikçi yönetişimi, sözleşme yönetimi, lojistik, emisyon verisi, insan hakları, etik ve tedarikçi performansı bütünleşik biçimde değerlendirilmektedir.

Programda Kapsam 3 emisyonları yalnızca teknik bir karbon hesaplama konusu olarak ele alınmamaktadır. Tedarikçi verisi, ürün karbon ayak izi, enerji kullanımı, malzeme seçimi, sevkiyat bilgileri, satınalma harcamaları ve değer zinciri kararlarıyla ilişkilendirilmektedir.

Eğitimin güçlü odaklarından biri sorumlu satınalma (Responsible Procurement) yaklaşımıdır. İnsan hakları, çalışma koşulları, çocuk işçiliği, zorla çalıştırma, ayrımcılık, taciz, güvenli çalışma ortamı, yolsuzluk, rüşvet, çıkar çatışması, hediye ve ağırlama uygulamaya dönük biçimde ele alınmaktadır.

Program sonunda katılımcıların; sürdürülebilir tedarik stratejisi geliştirme, sorumlu satınalma politikası oluşturma, kategori ve tedarikçi risklerini değerlendirme, sözleşmelere etik, sosyal ve çevresel hükümler ekleme, tedarikçi performansını izleme, özen yükümlülüğü süreçlerini uygulama ve tedarikçi yetkinliklerini geliştirme konularında pratik bir yönetim bakış açısı kazanmaları hedeflenmektedir.


This will close in 20 seconds